Gazetecik

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler Gazetecik.com.tr’de!

Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler Gazetecik.com.tr’de!

Gazetecik Gazetecik -
49 0
dijital yorgunluk - Dijital Yorgunluk: Modern Hayatın Sessiz Salgınına Karşı Çözümler Gazetecik.com.tr'de!

Modern Hayatın Gizli Tehdidi: Dijital Yorgunluk

Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, birçok insan sürekli bir yorgunluk haliyle mücadele ediyor. Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu yaygın durumun basit bir yorgunluk olmadığını, modern yaşamın biyolojik sınırlarımızı zorlayan temposunun bir sonucu olduğunu belirtiyor. “Bu durum, günümüzde artık bireysel bir sorun olmaktan çıkıp bir toplum meselesi haline gelmiştir” diyen Yaşar, özellikle sosyal medyanın yoğun kullanımıyla ortaya çıkan dijital yorgunluk kavramına dikkat çekiyor.

Sosyal Medya ve Tükenmişlik: Yeni Bir Ruh Sağlığı Boyutu

Dr. Müge Yaşar, Medicana International İzmir Hastanesi’ndeki çalışmaları sırasında, hastalarından sıkça duyduğu “çok yorgunum” serzenişinin ardında yatan nedenleri detaylandırdı. Sürekli yorgunluğun tek başına bir teşhis olmadığını, altında yatan depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları ve iş yaşamı baskıları gibi pek çok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan bir sonuç olduğunu vurguluyor. Pandemi sonrası dönem ve dijital dünyanın getirdiği yoğun uyaranlar, bu yorgunluk hissini daha da derinleştiriyor. Yaşar’a göre, modern yaşamın getirdiği bu durum, aslında var olan ruhsal zorlukların daha belirgin hale gelmesiyle kendini gösteriyor ve “yorgunluk”, çağımızın yeni iletişim dili olmuş durumda.

Dijital Dünyanın Yorucu Etkileri

Gelişen teknolojiyle birlikte bireylerin sürekli bir uyaran bombardımanı altında yaşadığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, dijital yorgunluk ve sosyal medya yorgunluğunun ruh sağlığımız üzerindeki etkilerine değiniyor. Bildirimler, mesajlar, sosyal medyadaki kusursuz hayat algısı ve “geride kalıyorum” hissi, zihinsel bir yorgunluğa yol açıyor. Yoğun iş temposu ve şehir yaşamıyla birleşen dijital uyaranlar, beynimizi sürekli tetikte tutarak kronik strese neden oluyor. Bu durum, vücudun stres hormonlarını (kortizol ve adrenalin) sürekli yüksek tutarak, bedenimizi sürekli bir “savaş ya da kaç” modunda bırakıyor. Bilimsel olarak “allostatik yük” olarak adlandırılan bu durum, vücudun kronik strese uyum sağlama çabasının yıpratıcı bir bedeli olduğunu gösteriyor.

Yapılan araştırmalar da, sosyal medyayı yoğun kullanan kişilerde anksiyete ve depresyon belirtilerinin yanı sıra belirgin bir yorgunluk görüldüğünü ortaya koyuyor. “Fear of Missing Out (FoMO)” yani bir şeyleri kaçırma korkusu, sosyal medya bağımlılığı ile birleştiğinde anksiyete, depresyon, tükenmişlik ve dikkat eksikliğini tetikliyor.

Çözüm: Yavaşlamak ve Sınır Koymak

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu sürekli yorgunluk halinin beden ve zihnin bir alarm sinyali olduğunu belirterek, çözümün yaşam ritmini yeniden düzenlemekte ve gerektiğinde profesyonel destek almakta yattığını vurguluyor. Özellikle ekran süresinin azaltılması, dijital detoks uygulamaları ve zaman yönetimi, bu yorgunlukla mücadelede etkili yöntemler olarak öne çıkıyor. Yatmadan bir saat önce ekranlardan uzak durmak, melatonin salgısını destekleyerek uyku kalitesini artırıyor. Belirli saatlerde bildirimleri kapatmak, sürekli tetikte olma halini azaltıyor. Zaman yönetimini sadece görevleri listelemek olarak görmeyip, enerjinin yüksek olduğu zaman dilimlerini verimli kullanmak da bilişsel tükenmeyi önlüyor.

Sınır koyma becerisi, tükenmişlikten korunmanın en önemli araçlarından biri. Hem başkalarının taleplerine hem de kendi mükemmeliyetçi iç sesimize “hayır” diyebilmek, kişisel zamanı ve enerjiyi korumaya yardımcı oluyor.

Anı Yaşamak ve Kendine Şefkat Göstermek

Yorgunluk ve tükenmişlikten korunmanın bir diğer önemli yolu ise farkındalık (mindfulness) ve nefes egzersizleri. Anı yaşama odaklanmak, zihnin geçmiş kaygıları ve gelecek endişeleri arasında kaybolmasını engelliyor. Düzenli nefes egzersizleri, vücudun dinlenme modunu aktive ederek denge sağlıyor. Enerjimizi tüketen değil, anlam ve amaç katan aktivitelere yönelmek, aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, yalnızlık ve tükenmişlik riskini azaltıyor. Son olarak, Dr. Yaşar, kendine karşı nazik olmanın ve hatalar karşısında yargılamak yerine destek olmanın, mükemmeliyetçilikle mücadelede en etkili yol olduğunu belirtiyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir